Yazılar · Arabuluculuk

İşe İade Arabuluculuğunda Başvuru Formu ve Son Tutanak: AYM’nin Ulaş Özel Kararı

Anayasa Mahkemesi, son tutanakta işe iade uyuşmazlığının yer aldığı bir davanın başvuru formundaki ifade gerekçesiyle usulden reddedilmesini aşırı şekilci buldu.

Yayın tarihi
Okuma süresi
8 dk

Anayasa Mahkemesi, son tutanakta işe iade uyuşmazlığının yer aldığı bir davanın başvuru formundaki ifade gerekçesiyle usulden reddedilmesini aşırı şekilci buldu.

01

Karar neden önem taşıyor?

Anayasa Mahkemesinin 3 Mart 2026 tarihli Ulaş Özel kararı, 21 Eylül 2026 tarihli ve 33377 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Mezkur karar, işe iade talebiyle yapılan zorunlu arabuluculukta başvuru formu, arabuluculuk son tutanağı ve dava dilekçesi arasındaki ilişkinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli tespitler içeriyor.

Uyuşmazlığın merkezinde, işçinin arabuluculuk başvuru formundaki bir ifade ile son tutanakta kayıt altına alınan uyuşmazlık konusunun birbiriyle tam olarak örtüşüp örtüşmediği bulunuyordu. Bölge Adliye Mahkemesi, işe iade talebinin başvuru formunda yeterince açık gösterilmediği sonucuna ulaşarak davayı dava şartı yokluğundan reddetmişti.

Anayasa Mahkemesi ise son tutanakta işe iade talebinin yer almasını, başvuru formunda boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının belirtilmesini ve dosyanın bütününü birlikte değerlendirdi. Davanın yalnızca başvuru formundaki ifade üzerinden usulden reddedilmesini aşırı şekilci bularak mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Karar, zorunlu arabuluculuk şartını kaldıran veya belirsiz başvuruları geçerli hâle getiren genel bir kural oluşturan bir manaya gelmemektedir. Bununla birlikte dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği incelenirken yalnızca tek bir kutucuğa ya da ifadeye odaklanılmaması, arabuluculuk sürecinde oluşan belge zincirinin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

02

Uyuşmazlık nasıl ortaya çıktı?

Başvurucu, bir güvenlik şirketinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine işe iade davası açtı. İlk derece mahkemesi feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar verdi.

Davalı asıl işveren ve alt işverenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırdı. Mahkeme, arabuluculuk başvuru formunda işe iade seçeneğinin işaretlenmediği ve formdaki kısaltmanın işe iade talebini göstermediği değerlendirmesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetti. Buna karşılık 24 Şubat 2020 tarihli arabuluculuk son tutanağında ise işe iade talebine yer verilmişti. Başvuru formunda ayrıca işe iadenin mali sonuçları olan boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı da uyuşmazlık kalemleri arasında bulunuyordu.

Anayasa Mahkemesi mezkur kararıyla, son tutanaktaki açık irade beyanı ve işe iadenin mali sonuçlarına ilişkin talepler birlikte değerlendirildiğinde, işe iade uyuşmazlığının arabuluculuk görüşmelerine dâhil edilmediğinin söylenemeyeceği sonucuna ulaştı.

03

İşe iade davalarında zorunlu arabuluculuğun hukuki çerçevesi

Bilindiği üzere, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3’üncü maddesine göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde dava, başkaca bir işleme hacet olmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Arabuluculuğa başvurulmuş ancak son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse davacıya belgenin sunulması için bir haftalık kesin süre verilir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 17’nci maddesi, arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığının tutanakla belgelenmesini öngörmektedir. Yine aynı hüküm uyarınca tutanağa faaliyetin sonucu dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 23’üncü maddesine göre başvuru; dilekçeyle, bürolarda bulunan formların doldurulması suretiyle veya elektronik ortamda yapılabilir. Başvuru sırasında başvurandan uyuşmazlığın konusuna ilişkin hususları açıklaması istenir.

04

Başvuru formu ile son tutanak aynı işlevi görmez

Arabuluculuk dosyasındaki belgeler aynı sürecin parçaları olmakla birlikte farklı işlevlere sahiptir. Bu nedenle her belgenin hazırlanma amacı ve içeriği ayrı ayrı dikkate alınmalıdır.

BelgeTemel işleviBaşlıca uygulama riski
Başvuru formu veya dilekçesiUyuşmazlığı başlatmak, tarafları ve başlangıçtaki talep konularını göstermekEksik kutucuk, hatalı kısaltma veya talep kaleminin belirsiz bırakılması
İlk oturum veya açılış tutanağıTarafların katılımını ve sürecin başlangıcındaki açıklamaları belgelemekUyuşmazlık kapsamının taraflarla açıklaştırılmaması
Son tutanakSürecin nasıl sonuçlandığını ve gerektiğinde anlaşma sağlanamayan konuları göstermekDava konusu yapılacak talebin açık ve tereddütsüz biçimde yazılmaması
Dava dilekçesiMahkemeden istenen hukuki korumayı belirlemekArabuluculukta ele alınmayan veya belgelerden anlaşılamayan yeni talepler ileri sürülmesi

Ulaş Özel kararında Anayasa Mahkemesi, bu belgelerden biri için soyut ve mutlak bir üstünlük sırası belirlememiştir. Mahkeme; başvuru formu, son tutanak ve ileri sürülen taleplerin hukuki bağlantısını birlikte değerlendirerek sonuca gitmiştir.

Bu yaklaşım, son tutanağın başvuru formundaki her eksikliği kendiliğinden gidereceği anlamına ise gelmemektedir. Tersine, bütün belgelerin aynı uyuşmazlığı tereddüde yer bırakmayacak şekilde göstermesi, şüphesiz ki en güvenli uygulamadır.

05

Anayasa Mahkemesi neden aşırı şekilcilik tespit etti?

Anayasa Mahkemesi, işe iade davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesini mahkemeye erişim hakkına müdahale olarak değerlendirirken, zorunlu arabuluculuğun kanuni dayanağının ve iş uyuşmazlıklarını daha kısa sürede ve daha az masrafla çözme yönündeki meşru amacının bulunduğunu kabul etmiştir.

Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna götüren husus, zorunlu arabuluculuğun varlığı değil; somut olayda dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin yorumun ölçüsüz olmasıydı. Son tutanakta işe iadenin uyuşmazlık konusu olarak gösterilmesine rağmen başvuru formundaki kısaltmaya belirleyici bir sonuç bağlanması, başvurucunun davasının esasının incelenmesine mani olmuştu.

Anayasa Mahkemesi, işe iade talebinin yanı sıra boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının da arabuluculuk sürecine dâhil edildiğini dikkate aldı. Bu taleplerin birbirleriyle hukuki bağlantısı karşısında, işe iadenin sürecin dışında kaldığı yönündeki değerlendirmenin katı ve aşırı şekilci olduğu sonucuna vardı.

İhlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verildi. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, işe iade davasının esası hakkında karar vermediğini ve ihlal kararının davanın kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmediğini de açıkça belirtti.

06

Karar hangi sonuçları doğurmuyor?

  • İşe iade davasından önce arabulucuya başvurma zorunluluğu ortadan kalkmamıştır.
  • Arabuluculuğa hiç konu edilmeyen bir talebin doğrudan dava konusu yapılabileceği kabul edilmemiştir.
  • Her türlü genel ifade, kısaltma veya eksik başvuru geçerli sayılmamıştır.
  • Başvuru formu ve son tutanağın açık hazırlanmasına ilişkin özen yükümlülüğü ortadan kalkmamıştır.
  • İhlal kararı, iş sözleşmesi feshinin geçersiz olduğu veya işçinin mutlaka işe iade edilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir.
  • Karar, her belge uyumsuzluğunun aynı şekilde sonuçlandırılmasını gerektiren otomatik bir kural oluşturmamaktadır.

Kararın temel mesajı, dava şartının yerine getirilip getirilmediği değerlendirilirken tarafların arabuluculuk sürecine yansıyan gerçek iradesinin ve dosyanın bütününün göz ardı edilemeyeceğine dairdir.

07

İşverenler bakımından uygulama sonuçları

İşveren yönünden arabuluculuk davetinin yalnızca toplantı tarihini bildiren idari bir evrak olarak görülmemesi gerekir. Başvurunun kapsamı, muhtemel işe iade talebi ve buna bağlı mali sonuçlar hukuk ve insan kaynakları birimleri tarafından birlikte incelenmelidir.

Davet yazısı veya başvuru formu belirsizse bu hususun toplantıdan önce arabulucuya bildirilmesi, görüşmede uyuşmazlığın kapsamının açıklığa kavuşturulması ve gerekli itirazların tutanağa geçirilmesi önem taşır. Toplantıya hiç katılmamak, başvurudaki belirsizliğin daha sonra kendiliğinden işveren lehine yorumlanmasını sağlamayacaktır.

Bu veçhede hatırlatmakta fayda görüyoruz ki, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunan işe iade uyuşmazlıklarında ayrıca 7036 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinin on beşinci fıkrası dikkate alınmalıdır. Anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılması ve iradelerinin birbirine uygun olması gerekir.

Kanaatimizce kurumsal işverenler açısından en sağlıklı yöntem, arabuluculuk bildirimlerinin insan kaynakları, hukuk ve bordro birimleri arasında kaybolmasını önleyen merkezî bir dosya akışı oluşturmaktır. Başvuru konusu, fesih belgeleri, işe iade ihtimali ve mali riskler toplantıdan önce tek dosyada bir araya getirilmelidir.

08

İşçi, işe iade talepli dava şartı arabuluculuk başvurusu yaparken hangi kontrolleri yapmalı ve nelere dikkat etmelidir?

  1. İşe iade talebi, yalnızca bağlantılı tazminat kalemleriyle yetinilmeksizin açıkça yazılmalıdır.
  2. Boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatı gibi talepler somut uyuşmazlığın durumuna göre ayrı ayrı ve eksiksiz bir şekilde gösterilmelidir.
  3. Anlamı tartışmaya açık kısaltmalardan, kesik ifadelerden ve birden fazla şekilde yorumlanabilecek kodlardan kaçınılmalıdır.
  4. Davalı olarak gösterilecek asıl işveren ve alt işveren dâhil bütün tarafların unvanları ve bilgileri kontrol edilmelidir.
  5. Başvuru formu, açılış tutanağı ve son tutanaktaki uyuşmazlık konuları imza öncesinde karşılaştırılmalı, eksiklerin mutlaka giderilmesi sağlanmalıdır.
  6. Son tutanak ile açılması düşünülen davadaki talepler arasında kapsam kontrolü yapılmalıdır.
  7. Elektronik sistemde oluşturulan metinlerin eksiksiz kaydedildiği ve indirilen belgelerde herhangi bir satırın kesilmediği yahut eksilmediği doğrulanmalıdır.
  8. Belge üzerinde hata veya eksiklik görülürse süreç tamamlanmadan bunun düzeltilmesi ve düzeltmenin taraf iradesini yansıtacak biçimde kayıt altına alınması sağlanmalıdır.
09

Arabulucunun belge yönetimindeki rolü

Arabulucu, kesin bir şekilde taraflara hukuki danışmanlık veremez ve uyuşmazlığın esası hakkında karar veremez. Buna karşılık sürecin usulüne uygun yürütülmesi, tarafların uyuşmazlık konusuna ilişkin açıklamalarının anlaşılır biçimde kayda geçirilmesi ve son tutanağın hukuki sonuçları hakkında gerekli bilgilendirmenin yapılması gerekir.

Özellikle işe iade uyuşmazlıklarında yalnızca parasal taleplerin sıralanması yeterli olmayabilir. İşe iade talebinin kendisi ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin haklar arasındaki bağlantı, tarafların beyanlarını aşmayacak biçimde belgelerde açıkça gösterilmelidir.

Taraflardan birinin toplantıya katılmaması hâlinde de uyuşmazlık konusunun doğru kaydedilmesi önemini korur. Ulaş Özel kararı, karşı tarafın katılmadığı bir süreçte düzenlenen son tutanağın daha sonraki dava şartı incelemesinde belirleyici delillerden biri olabileceğini göstermektedir.

10

Dosya bütünlüğü neden önemlidir?

Zorunlu arabuluculuk, dava açılmadan önce tamamlanan ayrı bir formalite olarak değerlendirilmemelidir. Başvuru formuyla başlayan belge zinciri, daha sonra açılacak davanın taraflarını ve talep kapsamını doğrudan etkileyecek mahiyettedir.

Başvuru formu ile son tutanak arasında gerçek bir çelişki bulunması, talebin arabuluculuğa hiç konu edilmemesi veya dava dilekçesinde farklı bir uyuşmazlığın ileri sürülmesi hâlinde Ulaş Özel kararının aynı sonuca yol açacağı söylenemez. Her dosyada taraf beyanları, tutanaklar ve talepler arasındaki hukuki bağlantı ayrıca incelenmeli ve değerlendirilmelidir.

Bu nedenle dava şartı incelemesine ilişkin risk, yalnızca arabuluculuk başvurusunu yapan tarafa ait değildir. İşveren vekilinin, arabulucunun ve gerektiğinde kurumsal işveren içindeki ilgili birimlerin de uyuşmazlığın kapsamını ve belge tutarlılığını süreç devam ederken kontrol etmesi gerekir ve tavsiye edilir.

11

Sonuç

Anayasa Mahkemesinin Ulaş Özel kararı, işe iade arabuluculuğunda belge düzeninin önemini azaltmamakta; tersine başvuru formu, son tutanak ve dava dilekçesi arasındaki tutarlılığın neden kritik olduğunu ortaya koymaktadır.

Karara göre mahkemeler, dava şartını değerlendirirken yalnızca başvuru formundaki tek bir ifadeye veya işaretlenmeyen kutucuğa dayanamazlar. Tarafların son tutanağa yansıyan iradesi, ileri sürülen taleplerin hukuki bağlantısı ve dosyanın bütünü dikkate alınmalıdır.

Bununla birlikte aşırı şekilcilik yasağı, belirsiz ve eksik belge düzenini güvenli hâle getiren bir istisna olarak da görülmemelidir. Uygulamada en sağlıklı yaklaşım; uyuşmazlık konusunu başvuru aşamasından itibaren açıkça belirlemek, bütün talep kalemlerini ayrı ayrı göstermek ve son tutanağı imzadan önce dava kapsamı yönünden kontrol etmektir.

12

Başlıca hukuki dayanaklar ve kaynaklar

Genel bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri değerlendirilmeden hukuki görüş veya danışmanlık olarak kullanılmamalıdır.

Somut olayınıza ilişkin

Hukuki meselenizi değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Yazıda yer alan genel bilgiler, somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilir. Görüşme talebinizi iletişim formu üzerinden iletebilir veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.